Camilerimize Sahip Çıkıyoruz

Camilerimize Sahip Çıkıyoruz

Değerli Müminler!
Rabbimize hamdolsun ki, camilerimizi yaşatacağız, camilerimize sahip çıkacağız.

Aziz Kardeşlerim!
Rabbimiz, camileri inşa ve imar etmeyi Allah’a iman edenlerin ve namaz kılanların bir özelliği olarak değerlendirmiştir. Tevbe suresinde şöyle buyurulur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”[1]

Demek ki, camileri imar etmek hem bir görev hem de bir vasıftır. Yine aynı şekilde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de “Kim içerisinde Allah’ın adı zikredilsin diye bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bir ev bina eder.”[2] müjdesini vermiştir.

Peygamber Efendimizin bu konudaki müjdeleri daha pek çok hadiste zikredilmektedir. Fakat bunlar içerisinde sadaka-i câriye dediğimiz, öldükten sonra da ecri arkamızdan devam eden amellerle ilgili müjdesini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “İnsan öldüğü zaman, amel defteri kapanır. Üç kimse bundan müstesnadır. Bunlar, sadaka-i câriye meydana getirenler, topluma yararlı bir ilim (insan/eser) bırakanlar ve kendisine hayır dua eden hayırlı çocuk yetiştirenler.”[3]
Şu Avrupa ülkelerinde, şu camimizin çatısı altında yaptığımız hizmetlerin hepsinin birer sadaka-i câriye olduğu şuuru ile davranalım, camilerimize sahip çıkalım.

Bakınız, bu camiler, Müslümanların kendilerini tanıtabilecekleri merkezlerdir. Farklı dinlere mensup insanların İslam’ı ve Müslümanları tanımak için başvuracakları ilk yer yine camidir. Bu yönü ile camiler, İslam’ı ve Müslümanları temsil eder. Dolayısıyla Müslümanlar her dönemde camiler yapmaya, camileri daha faal ve donanımlı hâle getirmeye gayret etmişlerdir.

Öyleyse bu hayırlı hizmetlerin kesintiye uğramadan devamı, gelecek nesillerimizin Müslüman olma şuuru ile yetişmeleri için camiler olarak birbirimize yardım elimizi uzatalım.

Doğrudur. Belki bizim camimizin de pek çok ihtiyacı vardır. Ama, inşaallah Rabbim hem niyetimize hem de yardımlarımıza bereket verir, biz de diğer camilere yardım etmiş oluruz. O camiler başka şehirlerde olsa bile, kişiler olarak bizler birbirimizi tanımasak bile bu yardımlarımızı yapalım. Çünkü hadiste Müslümanlar şöyle tarif edilirler:
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”[4]

Rabbimiz, niyetinizi kabul buyursun, malınızı, rızkınızı bereketlendirsin.

[1] Tevbe suresi, 9:18
[2] Nesâî, Mesâcid, 1
[3] Müslim, Vasıyye, 3; H. No: 1631
[4] Buhârî, Edeb, 42; H. No: 6011